Ülkemizde resmi kayıtlara göre iş kazasından dolayı senede 1000-1500 kişi hayatını kaybetmekte, 3500-4000 kişi (sürekli maluliyete uğramakta) sakat kalmakta, 100 bin civarında kişi yaralanmaktadır. Ayrıca meslek hastalıkları meydana gelmektedir.
İş kazası ve meslek hastalıklarından dolayı, insanlar, aileler, toplum büyük acılar çekmekte, maddi ve manevi zararlar oluşmaktadır.
Bir insanın canının veya herhangi bir uzvunun değerini parasal olarak izah edebilmek mümkün değildir. Çünkü insan yaratılmışların en şereflisidir, bütün kainat insan için yaratılmıştır, bir insanın ölümüne sebep olmak bütün insanlığın ölümüne sebep olmak gibi vebalı bir olaydır. Bir insanın hayatını kurtulmasına sebep olmak da bütün insanlığın hayatını kurtarmış gibi hayırlı bir iştir. İş güvenliği konusunda çalışma yapılırken bu anlayışla çalışma yapılmalıdır.
Buna ilave olarak; iş kazası ve meslek hastalıkları sebebiyle Ülkelerin çok büyük maddi zararlara uğradıkları göz ardı edilmemelidir. Ülkelerin gelişmişlik seviyelerine göre, iş kazası ve meslek hastalıklarından dolayı yıllık ekonomik kayıpları gayrisafi milli hasılalarının %2 ile %6 sı arasında değişmektedir. Bu zarar çok büyük bir zarardır. Halbuki bu zararın çok çok az bir miktarı harcanarak iş güvenliği tedbirleri alınmış olsaydı birçok iş kazasının ve meslek hastalığının önlenmesi mümkün olurdu. Bu sebeple bu konudaki sloganımız “ÖNLEMEK ÖDEMEKTEN DAHA UCUZDUR VE İNSANİDİR” şeklindedir.
Bir işyerinde iş güvenliği konusunda gerekli tedbirlerin alınabilmesi için öncelikle üst seviyedeki yöneticilerin bu işe gönül vermesi ve destek sağlaması çok önemlidir.
İkinci aşamada, işyerinde ne tür tedbirlerin alınması gerektiğinin belirlenebilmesi için iş güvenliği ile ilgili teknik kadroların istihdamı ve görev yapması önemlidir.
İş güvenliği konusunda gerekli olan, işyeri hekimi, iş güvenliği uzmanı, iş güvenliğinden sorumlu teknik elemanların işyerinde bulunmaması ve istihdam edilememesidir. Bu personelin mevcut olmaması, işyerinde iş güvenliği kurullarının oluşmasını ve verimli şekilde çalışmasını de engellemektedir.
İş güvenliği konusunda yapılması gereken birinci görev; EMNİYETLİ ÇALIŞA ORTAMLARININ oluşturulmasıdır. Bunun için işyerinin binalarından, işyerinde kullanılan makine tezgah ve tesislere, alet ve edevatlara kadar her şeyin en emniyetli olanlarının seçilmesi ve kullandırılması gereklidir.
İkinci önemli husus ise; Çalışanların, çalışmaları esnasında EMNİYETSİZ DAVRANIŞLAR SERGİLEMELERİNİN ÖNÜNE GEÇİLMESİDİR. Bunun için yapılması gereken tek çare ÇALIŞANLARIN EĞİTİMİNİ VE DENETİMİNİ yapmaktır.
Köy Hizmetleri Müdürlüklerinin lağvedilerek İl Özel İdarelerine bağlanması sonucu, (daha önce sanayiye yönelik hizmeti olmayan) İl Özel İdareleri, sanayinin iş kazası açısından en riskli olan inşaat sektöründe faaliyet göstermeye başlaması sebebiyle, iş kazası ve meslek hastalıkları problemiyle karşı karşıya kalmıştır.
Yeni yapılanma, iş güvenliği yönünden birçok zorlukları ve olumsuzlukları beraberinde getirmiştir.
Bunlardan birincisi; İş güvenliği konusunda gerekli olan, işyeri hekimi ve iş güvenliği uzmanı ve iş güvenliğinden sorumlu teknik elemanların işyerinde bulunmaması ve istihdam edilememesidir. Bu personelin mevcut olmaması, işyerinde iş güvenliği kurullarının oluşmasını ve verimli şekilde çalışmasını de engellemektedir. İşyerinde İş Güvenliği Kurulları verimli ve aktif bir şekilde çalıştırılamadığı müddetçe yeterli emniyet tedbiri alabilmek mümkün değildir.
İş sağlığı ve güvenliği konusunda yol alabilmek, mesafe kat edebilmek için EĞİTİM çok önemlidir. İş güvenliği konusunda Üst yöneticilerin bilinçli olması, teknik elemanların eğitimli olması, ekip başı, ustabaşı konumundaki kişilerin eğitilmesi ve bilinçlendirilmesi ve son olarak işi bizzat yapan ve tehlikeye maruz olan operatörlerin, ustaların ve çalışanların eğitimleri, bilgilendirilmeleri, bilinçlendirilmeleri, denetlenmeleri, emniyetli çalışma alışkanlığı kazandırılmaları çok önemlidir.
Eğitimin; bilgilendirme, bilinçlendirme, emniyetli çalışma alışkanlığı kazandırmaya, bu konudaki toplum bilincinin ve otokontrol mekanizmasının canlanmasına yönelik bir çalışma olarak düşünülmesi gereklidir.
İl Özel idarelerinde yapılan çalışmaların çok farklı yerlerde, az sayıda elemanla, hatta tek operatörle yürütülmekte olması, her bir operatörün, çalıştığı ortamda güvenliği sağlaması gereğinden dolayı, iş makinesi operatörlerinin daha fazla eğitimli olmaları gerekmektedir. İş makinesi operatörleri, köy yollarında yalnız başlarına çalışmak zorunda kalmalarından dolayı, karşılaştıkları her bir tehlike ve risk karşısında gerekli olan emniyet tedbirlerini düşünmeleri, bu tedbirleri alabilmeleri, iş güvenliği yönünde belli seviyede bilgili ve bilinçli olmaları ile mümkün olacaktır. Bu kişilerin, aynı zamanda kendilerine yardımcı olan köylülerin de güvenliğini sağlamak zorunda olmalarından dolayı, iş güvenliği konusunda eğitilmeleri daha fazla önem arzetmektedir. Bu sebeple Ordu İl Özel İdaresinde çalışanların eğitimine öncelik verilmesi isabetli bir çalışma olmuştur.
Yapılan bu çalışmayı bir başlangıç olarak kabul edilerek, işyerinde iş güvenliği konusundaki gayretlerin devam etmesi gerekmektedir. İşyerinde, bundan sonra yapılacak çalışmalarda, aşağıda belirtilen hususlarda çalışma yapılması ve eğitimlerin belli periyotlarda tekrarlanması faydalı olacaktır.
- İşyeri hekimi istihdam edilmelidir.
- İş güvenliği uzmanı istihdam edilmelidir.
- İş güvenliği kurulu kurulmalı ve düzenli olarak ayda en az bir kere toplanarak iş güvenliği konularını görüşüp karara bağlamalı ve takip etmelidir.
- İşyerinde iş güvenliği iç yönetmeliği düzenlenmelidir.
- İşyerinde ortam ölçümleri (gürültü, toz, titreşim) yapılmalıdır.
- İşçilerin periyodik sağlık kontrolleri (İşe giriş sağlık raporu, periyodik sağlık kontrolleri, akciğer radyografileri çekilmesi, kulak odiyogramı çekilmesi, vb.) yapılmalıdır.
- İş ekipmanlarının bakım, onarım ve periyodik kontrol kartları tutulmalıdır.
- İnşaat (Kazı) yapılan sahalarda iş güvenliği ile ilgili fenni sorumlu belirlenmeli ve yapı iş defteri tutulmalıdır.
- İnşaat (Kazı) yapılan sahalarda sağlık ve güvenlik planı hazırlanmalıdır.
- İşyerindeki iş sağlığı ve iş güvenliği riskleri belirlenmeli, risk analizi ve değerlendirmesi çalışması yapılmalıdır.
- Genel anlamda iş güvenliği talimatı hazırlanıp çalışanlara tebliğ edilmelidir.
- Her bir iş ekipmanı ile ilgili çalışma talimatları hazırlanmalıdır.
- Herkesin yetki ve sorumlulukları belirlenmelidir.
- İş ekipmanlarının tamir, bakımı esnasında uyulacak tedbirlerle ilgili talimat hazırlanmalı ve tamir bakım yapacak kişilere tebliğ edilmelidir.
- Kaza olmadan önce tedbir alabilmek için, yaralanmasız olayların (Kazaya ramak kaldı denen olayların), hafif yaralanmalı olayların incelenmesi, irdelenmesi, benzer kazalara sebebiyet verilmemesi için ne tür tedbirlerin alınması gerektiğinin belirlenmesi ve bu şekilde tedbirler alınarak ağır kazaların meydana gelmesinin engellenmesine çalışılmalıdır.
İş sağlığı ve iş güvenliği konusundaki problemlerin çözülebilmesi, ancak işyerindeki bütün çalışanların bu çalışmalara omuz vermesi, destek sağlaması ile mümkün olacaktır. Bu konu, bir veya birkaç kişinin omzuna yüklenerek başa çıkılabilecek bir konu değildir. Fakat bu konuda yapılacak çalışmaları yönetecek, yönlendirecek bir sahibinin de belirlenmesi gereklidir.
İşyerinde iş güvenliği konusu; İnsan Kaynakları Müdürlüğü yetkilileri, İş güvenliği uzmanı, işyeri hekimi, iş güvenliği kurulu önderliğinde, bütün idarecilerin destek vermesi ve bütün çalışanların katılımıyla başa çıkılabilecek bir konu olduğu asla göz ardı edilmemelidir. Çalışmalar bu anlayışla yürütülmelidir.
Ordu İl Özel İdaresinin, İnsan Kaynakları Müdürlüğünün, iş sağlığı ve iş güvenliği konusundaki hassasiyeti ve uzun zamandan beri hiç yapılmamış olan iş güvenliği eğitimlerini başlatmış olmasından dolayı (önemli bir çalışmayı başlatmış olmasından dolayı) tebrik ediyorum. Bu doğrultudaki çalışmaların devamı dileğiyle hayırlı başarılar diliyorum.
Kibar ERTEN
Makina Mühendisi
E. Baş İş Müfettişi
A sınıfı sertifikalı İş Güvenliği Uzmanı






Twitter
Facebook










